Kitabı okumak için lütfenTıklayınız
Rahmanî Işınım
Rahman ve Rahim besmelede yer alan
iki isim ve sıfat. Sonuçta her isim ve sıfatın Allah’a ait olduğundan şüphe
yok. Ancak, ‘bilinmek’ amacına ulaşmak için yaratılan insan öğrenmeye başlarken
her şeye baştan başlar. İlk günden, hatta ilk andan itibaren, çocukça sormaya
başlar ne oldu, nasıl oldu, aslı nedir, ne denir? Cevap bulundukça geriye yani
en başa doğru ilerlenir. Nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz? İnsanlık ve
akıllı insan hali!
Rahman, ortaya çıkma açısından ilk
var olan ve maddeleşme şeklindeki olgunlaşmanın hammaddesi olmak gibi,
nimetlerin tümünün asıllarını, ‘taşıp yayılarak’ oluşturandır, oluşturanın
ismidir. Her ismin bir cismi de olabilir,
bilimsel adı ‘ışınım’ veya radyasyondur. Daha önce üzerinde durulduğu gibi (50.1;
38.1)(*) ilk anda var olanın tümünün ilim haline Kaf, bunun cisim veya
madde haline de Sad ismi verilmiştir. İlme de cisme de verilmiş nimetler gözü
ile bakılabilir ve bu iki kavram da sentez edilebilir. Kitapta bu sentez
yapılmış, sonra oluşanların aslını oluşturana yer verilmiş. “Rahman, nimetlerin
tümünün asıllarını ifaza eden, yani ‘taşıp yayılarak’
oluşturandır. Rahman ismi daha sonra gelen her isim ve sıfatın kaynağını
oluşturur.” (55.1)
Bilimsel açıdan da bakıldığında,
Büyük Patlama ile ilk oluşanın yayılımı, taşarak yayılması veya ışınımı söz
konusu edilir. İlk oluşum anlarına gidişte, ışığın oluşmasından da önce, bir
mikro dalga yayılımı veya radyasyonu, ışınımı gerçeği ile karşılaşılır.(**). Boyutları sıfır ama kütlesi sonsuz olan ‘yokluğun’
patlaması ile ortaya çıkan sonsuz sıcaklığın soğuması ile evren oluşur. Söz
konusu “Sıcak Büyük Patlama Modeline” göre Evren’in boyutu ikiye katlanırsa
sıcaklık yarıya, bir saniye sonra da on milyar dereceye düşer. Patlamada yalnız
foton, elektron ve nötrinolar var, tam bir ışınım hali. Sıcaklık aslında
parçacıkların ortalama enerjisinin (veya hızının, çünkü henüz kütle yok)
ölçütüdür. Bilimsel açıdan kuarklar bilinirken ve var olanlar bir bütün olarak
henüz bir isim almamışken; Kitap, “var olanların tümünün asıllarını ‘taşıp
yayılarak’ oluşturan rahmandır” der. Patlamadan itibaren soğuyarak yayılmakta
olan radyasyon, birinci saniyede, proton ve nötronlardan Hidrojen ve Helyum
gibi elementlerin çekirdeklerini oluşturur. Üçüncü dakika içinde ise atomlar
oluşur. Yıldızların oluşumu için ise bir milyar yıl geçmelidir.
Rahman ve rahim, koruyan ve
kollayan, bağışlayan ve esirgeyen, koruyup merhamet eden gibi çeşitli isim ve
sıfatlar diğer tümünün kaynağını oluşturur. Bilimsel açıdan enerji yüklü ışınım
kütleye veya maddeye dönüşür. Aynı şekilde dinsel alanda ‘taşarak yayılan’ da
eşyaya, hayata ve insana, tüm nimetlere dönüşür. Evrenden taşan kısım
anti-madde olabilir. Doğanın doğurganlığı kapsamında bir rahimde hayat buluş
bilincimizde kolayca anlam kazanır. Hayat veya yaşayan canlıların bireyselliği,
rahmanın genelliği yanında, rahmin özel oluşunu anımsatır. Genel ortamda bir
yıldız, ardalanda görülebilen bir madde olarak, ışınım halinde yayılan enerji
kütle oluşturarak, özellik kazanmıştır. Genel eğitimden özel veya bireysel
eğitime geçiş de rahman ve rahim kavramları kapsamındadır. Toplum genel, birey
özeldir. Evren ve enerji genel madde ve eşyanın her biri özeldir. Her ‘şey’
onun özelliklerini kapsayan bilgisinin ve ilminin deposudur, aynıdır.
“Eşyanın tümünü,
hakikatini, vasıflarını ve diğer vücudu olan ve olmayan şeyleri kapsayan,
Kur’an aklı olarak bilinen kâmil insan istidadını insanın fıtratında yaratıp
kazıyarak Kur’an’ı öğretti. Kâmil insan fıtratında toplanmış olan şey
ayrıntısıyla fiilen zahir olmuş görünmüştür. Bu zahir oluş rahmanî rahmet değil
rahimî rahmettir.” (55.2) Konuşma yeteneği ile birlikte yaradılışına kazınan
akıl, insana özgü, verilmiş, özel bir nimettir.
Çevrenin algılanması bilgi edinme ve
öğrenmeyi, aklın kullanımını zorlar. Kendisine bağışlanan akıl ve öğrenme
yeteneğinin kullanımının son aşamasında insan çevresinin ve kendisinin idrakine
varır. Rahimî nimet ile rahman idrak edilir, görünürden Görünene ulaşılır.
Ayrıntısıyla fiilen zahir olup görünenin insanın fıtratına konmuş olanın olduğu
anlaşılır. Aydınlanmış bir kişi ışınımdan gelen, ışıldayandır. Kur’an düzen
demektir, evrenin ilk oluşum anından itibaren de bir düzen içinde geliştiği
bilimsel bir gerçektir. Ayrıntılar halinde fiilen ortaya çıkan, ilmin görünür,
uygulanmış haline Furkan denir. Kur’an, Furkan halinde gerçekleşmektedir.
Paranın iki tarafından birisi, yazı kısmı yazılmış, diğeri tuğra kısmı ise
kazınmıştır. Anlaşıldığı kadarıyla denebilir ki “Beden-i Muhammet ve ruh-u
Muhammet olarak görünen Allah’tır!”
Bilimsel alandaki kuantum
mekaniğinde ‘dalga ve parça’ ikilisi isim ve sıfat kapsamında ‘rahman ve rahim’
kavramlarını anımsatır. Evren dalga özelliklerine sahip sonsuz küçüklükteki
parçacığın şişmesiyle
oluşur. Sanki her şey bir akıl oyunudur.
(*) Kemaleddin Abdürrezzak Kaşaniyyüs
Semerkandi, “Te’vilatı Kaşaniyye”, yeni yazıya aktaran, Y. Müh. M. Vehbi
Güloğlu, Kadıoğlu Matbaası, Ankara, 1987. Aşağılardaki “adı geçen kitap-a.g.k.”
budur.
(**)Stephen Hawking, “A
Briefer History of Time”, s.27.
No comments:
Post a Comment